Assassin’s Creed III Ekim 2012’de konsollar ve PC için yayınlanan, Assassin’s Creed oyununun genel anlamda devamı, tarihsel gerçeklikleri hikayesinde işleyen gizlilik odaklı üçüncü şahıs aksiyon-macera oyunudur.

Hikaye

Assassin’s Creed III, serinin fiilen beşinci oyunu olup, hem modern zamanlarda Desmond Miles’ın hem de geçmişteki yeni bir suikastçı karakterin hikâyesini anlatan yepyeni bir oyundur. Oyunun hikayesi Amerika’nın bağımsızlık mücadelesi verdiği 18. yüzyılda geçer. Ne yazık ki artık Ezio aramızda değil. Yeni hikayenin baş kahramanı Connor Kenway’dir.

Ancak oyunda sürpriz bir başlangıç mevcut. AC3 oyununa Connor ile değil, Haytham Kenway adında gizemli bir adamla başlıyoruz. Haytham, oyunun başında Londra’daki bir operada bir suikast gerçekleştirir ve ardından Amerika’ya doğru yola çıkar. Haytham’in bir suikastçı olduğunu zannetmek işten bile değil, çünkü hem giyimi hem de tarzı klasik suikastçı havasındadır. Ancak ilerleyen bölümlerde büyük bir ters köşe yaşanır: Haytham aslında bir Tapınakçı’dır.

Haytham ve Connor

Haytham, Amerika’da Tapınakçılar için bir üs kurmaya çalışırken Kızılderili bir kadın olan Kaniehti:io ile tanışır ve birliktelikten doğan çocuk ise oyunun asıl ana karakteri olan Ratonhnhaké:ton, yani daha sonra “Connor” adını alacak ana karakterdir.

Connor, çocukluğunu Mohawk kabilesinde geçirir. Ancak daha küçük yaştayken, kabilesi bir Tapınakçı saldırısı sonucunda yok edilir. Bu trajedi onun içinde büyük bir öfke doğurur ve intikam hissiyle yanmaya başlar. Yıllar sonra, yaşadığı saldırının ardındaki gerçekleri keşfeder: Babası Haytham Kenway bir Tapınakçıdır ve bu savaşın iki tarafı vardır: Tapınakçılar ve Suikastçılar.

Connor, bu çatışmanın kendisiyle doğrudan bağlantılı olduğunu fark ederek Achilles Davenport adlı yaşlı bir suikastçının kapısını çalar. Achilles, yaşlı ve emekli bir suikastçı olsa da, Connor’daki ışığı görür ve onu eğitmeye karar verir. Artık Connor, resmi olarak suikastçılar kardeşliğinin bir parçası olmuştur.

Connor’ın ana hedefi, kolonileri kontrol eden ve halkı baskı altında tutan Tapınakçıları ortadan kaldırmaktır. Bu süreçte Amerika’nın bağımsızlık mücadelesiyle suikastçıların mücadelesi iç içe geçer. Connor, George Washington, Benjamin Franklin, Paul Revere gibi tarihi figürlerle birebir temas kurar ve çoğu zaman onların yanında savaşır. Ancak özellikle Washington ile olan ilişkisi karmaşıktır. Çünkü Connor’ın kabilesine saldırı emrini verenin Washington olduğunu öğrenmesi onun için büyük bir sarsıntıdır.

Ratonhnhaké:ton ve Charles Lee

Connor’ın yolculuğu boyunca Haytham ile olan ilişkisi de ilginç bir çizgide ilerler. Baba-oğul olarak ortak hedeflerde buluştukları anlar olsa da, ideolojileri asla örtüşmez. AC3’ü serinin diğer oyunlarından ayıran en büyük fark, “Suikastçılar iyi, Tapınakçılar kötü” algısının yıkılmasıdır. Haytham ve Connor arasındaki diyaloglarda Tapınakçıların aslında “düzen ve barış” istediği, Suikastçıların ise “kaos getiren özgürlük” peşinde olduğu sürekli tartışılır. Haytham’ın Connor’a “İnsanlar yönlendirilmeye muhtaçtır” ve buna benzer özlü sözler söylediği ve Tapınakçıların iyi niyetli olduklarına dair algı sohbetlerine oyun boyunca rastlamak mümkün. Ancak nihayetinde Connor, istemese de kendi babasını öldürmek zorunda kalır. Bu sahne, oyunun duygusal ve yoğun anlarından biridir.

Babası dahil tüm Tapınakçıları yok eden Connor, hedefine ulaşır ve oyunun tarihsel hikayesi biter. Daha doğrusu hikaye biter, yoksa oyun açık dünya oyunu, sonsuza kadar oynanabilir. Ancak Connor’un hedefine ulaşması aslında çok acı bir zaferdir. Connor İngilizleri kovarak zafer kazanmıştır ama kendi kabilesi yeni Amerikan hükümeti tarafından topraklarından sürülmüştür. Aslında Amerika kazandı, Connor her şeyini kaybetti.

Modern tarafta ise Desmond Miles tekrar bilincini kazanmış, önceki oyunlarda olduğu gibi bu oyunda da Animus’u kullanarak atalarının anılarını izlerken, gerçek dünyadaki Tapınakçılarla da mücadeleye devam etmektedir.

Desmond, babası William Miles, hacker Rebecca Crane ve tarihçi Shaun Hastings ile birlikte 2012 yılında Maya takvimine göre öngörülen kıyamet tarihine karşı bir çözüm arar. Apple of Eden’ın rehberliğiyle ekip, Büyük Tapınak adı verilen antik bir yapıyı bulur. Bu tapınak, dünya dışı varlıklar olan Isu’lar tarafından inşa edilmiştir ve dünyayı Güneş patlamasından koruyacak bir enerji kalkanına sahiptir.

Oyunda zaman zaman bu Desmond Animus’tan çıkmakta ve antik yapının kilitli kapısını açacak enerji noktalarını bulup aktifleştirmektedir. Bu sırada da Juno’nun hologramı Desmond’a bir şeyler anlatıp durur. Oyunun sonunda nihayet tüm enerji noktaları aktifleşince kapı açılır. Ancak dünyayı koruyacak kalkanı aktive etmek için büyük bir bedel ödenmelidir.

Desmond, Isu’nun önde gelenlerinden Juno ve Minerva arasında seçim yapar. Minerva, insanlığa yardım etmek istediğini ama Juno’nun gizli planları olduğunu iddia eder. Juno kurtarıcı gibi davranarak kendi hükümranlığını kurmak istemektedir. Juno serbest kalırsa dünyayı yönetecektir, Minerva ise dünyanın yanmasına izin verip her şeye sıfırdan başlanmasını (Desmond’ın da yeni bir peygamber olmasını) savunmaktadır. Desmond, milyarlarca insanın ölmesine razı olmadığı için hayatını feda eder ve enerjiyi serbest bırakarak Güneş patlamasını engeller. Oyunun hikayesi burada Desmond’ın ölümüyle sona erer.

Oynanış

Assassin’s Creed III, seriye pek çok yeni oynanış dinamiği getirmesiyle dikkat çeken bir oyundur. En büyük yenilik, doğa ile etkileşimin artması ve açık dünya mekaniklerinin daha geniş bir şekilde uygulanmasıdır. Bu oyunla birlikte sadece şehir sokaklarında değil, ormanlık alanlarda, karla kaplı bölgelerde, nehirlerde ve kırsalda da özgürce hareket edebiliyoruz.

Ağaçlara tırmanmak, dallardan dallara atlamak, kanyonlardan geçmek gibi yeni hareket yetenekleri AC3 ile hayatımıza girdi. Şehirlerdeki klasik parkur yapısı korunurken, ağaç parkuru adı verilen bu sistem, özellikle avcılık ve sızma görevlerinde büyük önem taşıyor. Ayrıca AC3’te hava koşullarının oynanışa etkisi vardır. Örneğin karla kaplı alanlardan geçerken yürümek zorlaşıyor. Bu tür detaylar oyunun doğallık hissini artırıyor.

AC3’te savaş sistemi de baştan aşağıya yenilenmiştir. Connor, önceki karakterlere göre çok daha sert ve agresif bir dövüş tarzına sahiptir. Özellikle ikili saldırılar, zincirleme öldürme animasyonları, silah geçişleri oldukça hızlı ve akıcıdır.

Yeni dövüş sistemi sayesinde aynı anda birden fazla düşmanı engellenebilmekte ve saldırıya geçilebilmektedir. Counter-Kill (karşı hamleyle öldürme)çok daha gösterişli ve çeşitli animasyonlarla sunulur. Connor, hem yakın dövüş silahlarını (tomahawk, bıçak, sopa) hem de menzilli silahları (yay, tabanca, tüfek) çok etkili kullanabilmektedir. Bir bir düşmanı “insan kalkanı” (human shield) olarak kullanabilme mekaniğini ise dövüş sistemi için etkileyici bir yeniliktir.

Seriye ilk defa gelen tomahawk (Kızılderili savaş baltası) ikonik bir silahtır. Connor’ın kullandığı bu baltamsı silah, hem stil açısından hem de ölümcüllüğüyle oldukça etkileticidir. Ayrıca ipli mızrak (rope dart) gibi farklı ve yaratıcı suikast yöntemleri de oynanışa çeşitlilik katar.

Tomahawk

AC3, açık alanlarda geçen bir oyun olduğu için klasik anlamda gizlilik bazen zorlaşsa da, özellikle kalelere sızma görevlerinde yoğun gizlilik unsurları korunur. Çalılıkların arasında saklanmak, iki sivilin arasında yürüyerek askerlerden kaçmak, çeşitli unsurlarla askerlerin dikkatini dağıtmak gibi yöntemlerle görevler farklı şekillerde tamamlanabilir.

Connor ayrıca tıpkı Brotherhood’da olduğu gibi suikastçı arkadaşlarını (Assassin Recruit) çağırma ve görev gönderme sistemine de sahiptir. Bu arkadaşlara sahip olabilmek için New York ve Boston şehirlerindeki bölgeleri yan görevler yaparak Tapınakçıların nüfuzundan kurtarmak gerekmektedir.

Assassin’s Creed III’te “Villa Auditore” yerine bu kez Davenport Malikanesi vardır. Burası Connor’ın eğitimi aldığı ve yaşadığı yerdir. Homestead adı verilen bu bölgede farklı zanaatkârları toplamak, bu kişilerin ihtiyaçlarına göre beliren yan görevleri yapmak ve bölgeyi geliştirmek mümkündür. Her karakterin ayrı bir hikâyesi vardır ve onların sorunlarına yardım ettikçe hem Connor’ın karakter gelişimi güçlenir hem de Homestead etkileyici bir bölgeye dönüşür.

Homested

Homestead üzerinden ticaret sistemi oluşturulabilmektedir. Connor’ın topladığı temel kaynakları zanaatkârların elinde ürüne dönüştürülebilir ve bu ürünler koloni şehirlerine gönderilebilir. Bu sayede para kazanılır. Aynı zamanda silah, mühimmat ve özel eşya üretimi de bu sistemle işler.

AC3, Assassin’s Creed evrenine ilk defa deniz savaşlarını getirmesiyle ayrı bir yere sahiptir ve bu özellik, daha sonra Black Flag’de tam anlamıyla olgunluğa ulaşmıştır. Connor, Aquila adlı geminin kaptanıdır. Oyuncular, gemiyi bizzat kullanarak açık denizlerde Tapınakçı gemilerine saldırabilir, fırtınalara karşı mücadele edebilir ve deniz ticareti yollarını kontrol altına alabilir. Top ateşleri, manevralar, bordalama gibi mekanikler, bu bölümlere etkileyici bir atmosfer katar. Deniz savaşları, oyunun en sevilen ve övgü toplayan kısımlarından birisidir.

Velhasıl AC3, ana hikaye dışındaki zengin yan içerikleriyle oyuncuya devasa bir içerik havuzu sunuyor; sınırları zorlayan bu çeşitlilik, oyuncuyu onlarca saat sürecek bir keşif yolculuğuna davet ediyor.

Karakterler

Ana Karakterler ve Müttefikler

  • Connor Kenway (Ratonhnhaké:ton): Oyunun ana karakteri ve Suikastçiler Kardeşliği’nin yeni üyesi. Amerikan Devrimi’ne katılarak ailesinin geçmişini ve Amerikan halkının özgürlüğünü savunur.
  • Achilles Davenport: Connor’ın akıl hocası ve eski Suikastçılar Kardeşliği üyesi. Connor’a suikastçılık eğitimini verir ve Amerikan kolonilerindeki kardeşliğin yeniden doğmasında öncü olur.
  • George Washington: Amerikan Devrimi’nin lideri ve Amerikan Birleşik Devletleri’nin ilk başkanı. Connor’la beraber devrimde yer alır.
  • Benjamin Franklin: Ünlü bilim insanı, yazar ve devrimci. Connor’ın müttefiki olup, Amerikan Devrimi’nin önemli isimlerinden biridir.
  • Samuel Adams: Boston’daki direnişin öncülerindendir. Connor ile beraber İngiliz askerlerine karşı operasyonlar yürütür ve Boston Çay Partisi gibi tarihi olaylarda yer alır.
  • Faulkner: Connor’ın Aquila adlı gemisinin kaptanıdır. Deniz görevlerinde Connor’a rehberlik eder ve ona kaptanlık eğitimi verir.

Ana Düşmanlar ve Tapınakçılar

  • Haytham Kenway: Connor’ın babası ve oyunun başlarında oynadığımız karakter. İngiliz asıllı bir Tapınakçı Ustası. Oğlu Connor’la ideolojik çatışması oyunun ana temasını oluşturur.
  • Charles Lee: Haytham’ın sağ kolu ve İngiliz Tapınakçılarının kilit ismi. Connor’ın çocukluğunda yaşadığı trajedilerin baş sorumlusu. Oyunda Connor’ın en büyük kişisel düşmanlarından biri.
  • Thomas Hickey: Eski bir asker ve Haytham’ın Tapınakçı müttefiklerinden biri. Amerikan başkanına suikast girişiminde bulunur.
  • William Johnson: Koloni döneminde toprak spekülasyonları yapan bir Tapınakçı. Yerli halkın topraklarını ucuza ele geçirip kolonilere devretmeye çalışır. Connor’ın ilk büyük hedeflerinden biridir.
  • John Pitcairn: İngiliz ordusunda görevli bir subay ve Tapınakçı. Bunker Hill Savaşı’nda önemli rol oynar. Connor tarafından durdurulur.

Karakterlere dair detaylı bilgi ve tarihsel gerçekler için List of Assassin’s Creed Characters sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Grafikler

Assassin’s Creed III, grafiksel anlamda seride önemli bir dönüm noktasıdır. Önceki üç oyun hep birbirine benzer yapıda geliştirilmişken, AC3 her anlamda yepyeni bir görsel şölen yaşatıyor. Özellikle Kuzey Amerika’nın doğal manzaralarını ve devrim döneminin atmosferini yansıtmada oldukça etkileyici. 18. yüzyılın sonlarına ait Kuzey Amerika çok detaylı bir şekilde tasvir edilmiş, Boston ve New York gibi şehirlerin mimarisi, dönemin yaşam tarzı ve doğa unsurlarındaki modellemelerde çok başarılı sonuçlara ulaşılmış.

Oyunda özellikle geniş ormanlık alanlar, karla kaplı araziler ve tarihi şehir yapıları dikkat çekici. Mesela rüzgârın etkisiyle ağaç yapraklarının hareketleri gibi doğal unsurlar dikkatli bir şekilde işlenmiş. Kuzey Amerika’nın en büyük güçlerinden biri olan ormanlar, vahşi doğa ve açık alanlar, yapımcıların çok uğraştığı detaylardan biri. Devasa ağaçlar, çimenler, kaya yapıları ve nehirler gerçekçi bir şekilde işlenmiş. Yüksek çözünürlükle oynandığında, bu detaylar etkileyici bir şekilde derinlikli görünüyor. Görsel çeşitlilikteki bu başarı, devasa haritanın tekdüzeleşmesini engelleyerek oyuncunun keşif arzusunu her daim taze tutuyor.

Kırsaldan şehre adım attığımızda Boston ve New York’un sokaklarının, dönemin mimarisiyle uyumlu şekilde tasarlandığını görüyoruz. Binaların ayrıntıları, koloniyal yapılar ve dar sokaklar özgün bir şekilde yansıtılmış. Bununla birlikte, şehirlerdeki kalabalıklar, atlı arabalar ve alışveriş yapan NPC’ler, şehrin canlılık hissini güçlendiriyor. Önceki oyunlarda şehir yaşamı bir noktaya kadar vardı, ama tekdüzelikten kurtulamıyordu. AC3 ile birlikte şehirlerdeki ışıklandırmalar ve yansımalar da oldukça gelişmiş, özellikle gün doğumu ve gün batımındaki ışık oyunları atmosferi derinleştirmiş.

Yeni grafik motoru AnvilNext sayesinde, limandaki bir geminin tepesinden bakıldığında Boston’un tüm silüeti hiçbir sis bulutu arkasına saklanmadan, net bir görüş mesafesiyle izlenebiliyor. Bu da açık dünya hissini teknik bir başarıya dönüştürüyor.

Assassin’s Creed III oyununda karakter modellemelerinde ciddi bir gelişim görülüyor. Connor Kenway’in giysilerindeki detaylar, dövüş sırasında yüz ifadeleri ve animasyonları önceki oyunlara nazaran çok başarılı. Dövüş sahnelerinde tekrar eden hareketler bir kenara bırakılırsa, karakter modellemelerine diyecek bir şey yok. Karakterlerin zeminle etkileşimleri (örneğin duvarlara tırmanma veya kayalar arasında geçiş yapma gibi) daha doğal hale getirilmiş.

Hele ki remastered versiyonunda modellemelerdeki yüksek kalite, ışık geçişleri ve günün farklı saatlerine uygun yeni renk paletleri bariz bir şekilde fark ediliyor. Geceleri aydınlatma ve sis efektleri, resmatered sürümde daha derinlikli ve atmosferik hale getirilmiş. Ayrıca, PlayStation 4-5, Xbox One, Series S/X ve PC sürümlerindeki 4K çözünürlük desteği, oyunun görsel kalitesini zirveye çıkarıyor.

Velhasıl Assassin’s Creed III grafiksel açıdan çok tatmin edici bir deneyim sunuyor. Oyunun tüm görsel unsurları, oyuncuya derin bir atmosfer hissi veriyor ve tarihsel bir yolculuğa çıkmanın keyfini yaşatıyor.

Harita

Assassin’s Creed III, serinin önceki oyunlarına kıyasla en geniş ve çeşitli harita tasarımlarından birine sahip. Toplam harita alanı yaklaşık 2,1 kilometrekare civarındadır. Oyun; Boston, New York ve geniş ormanlık alanlardan oluşan The Frontier isimleriyle üç ana bölgeye ayrılmıştır. Bunların yanında, Homestead bölgesi de ana hareket merkezi olarak haritada yer alıyor.

  • Boston: Koloniyel mimarinin öne çıktığı, limanları ve çarşılarıyla aktif bir şehir. Şehirde pek çok tarihi figürle karşılaşmak mümkündür.
  • New York: Boston’a göre daha geniş sokaklara ve daha büyük meydanlara sahip. Özellikle devrim sonrası kısımlarda şehirdeki yıkımın etkileri görülebilir.
  • The Frontier: Ormanlık alanlar, dağlar, şelaleler ve hayvanlarla dolu geniş bir doğa haritası. Avlanma, keşif ve düşman pusularına karşı hazırlıklı olmak burada çok önemlidir.
  • Homestead: Connor’ın kendi topraklarını geliştirdiği kişisel yerleşim bölgesi. Görevlerle büyüyen bu alan, el sanatları ve ticaret sisteminin temelini oluşturur.

Assassin’s Creed III oyununda haritalarda yer alan öğeler ve sayıları şu şekilde:

  • Seyir Noktası: 34 adet
  • Tapınakçı Kalesi: 7 adet
  • Hızlı Seyahat Noktası: 51 adet
  • Liman Noktası: 6 adet
  • Mağaza: 9 adet
  • Hazine Sandığı: 39 adet
  • Peg Leg Parçaları: 24 adet
  • Feathers (Tüyler): 50 adet
  • Almanak Sayfası: 36 sayfa
  • Assassin Suikast Görevleri: 18 adet
  • Kuryelik Görevleri: 20 adet
  • Teslimat Görevleri: 8 adet
  • Avcılık Kulübü Görevleri: 9 adet
  • Sınır Adamları Görevleri: 9 adet
  • Avlanabilecek Hayvan Bölgeleri: 55 adet
  • Peg Leg Görevleri: 7 adet
  • Deniz Görevleri: 4 adet
  • Korsan Görevleri: 12 adet
  • Homestead Görevleri: 34 görev
  • Boston Kavgacıları Görevleri: 8 adet
  • Özgürlük Görevleri: 5 adet

Oyundaki tüm haritaları ve haritalarda bulunan öğeleri interaktif olarak mapgenie.io adresinden görüntüleyebilirsiniz.

Başarımlar (Achievements)

Assassin’s Creed III ana oyununda toplam 50 adet başarım yer almaktadır. Ayrıca indirilebilir içerik (DLC) ile birlikte bu sayı 64’e çıkmaktadır. Başarımların tam listesi ve başarımları açmak için yapılması gerekenler şöyledir:

SıraBaşarım AdıAçıklamaTür
1Rude AwakeningAnimus’a yeniden girin.Hikaye
2Mystery GuestSequence 1 ve 2’yi tamamlayın.Hikaye
3How D’ya Like Them Apples?Sequence 3’ü tamamlayın.Hikaye
4Heroes are BornSequence 4’ü tamamlayın.Hikaye
5The Day the Templars CriedSequence 5’ü tamamlayın.Hikaye
6Tea is for EnglishmenSequence 6’yı tamamlayın.Hikaye
7The Whites of Their EyesSequence 7’yi tamamlayın.Hikaye
8Caged WolfSequence 8’i tamamlayın.Hikaye
9Two if by SeaSequence 9’u tamamlayın.Hikaye
10Grim ExpectationsSequence 10’u tamamlayın.Hikaye
11Difficult EndSequence 11’i tamamlayın.Hikaye
12The Sum of TruthSequence 12’yi tamamlayın.Hikaye
13No Good Deed Goes UnpunishedTapınak Kapısını açın ve Desmond’un kaderini öğrenin.Hikaye
14FinAna hikaye bittikten sonraki tüm Epilog görevlerini tamamlayın.Hikaye
15Daddy DearestModern Zaman: Stadyum görevini tamamlayın.Modern
16Criss CrossModern Zaman: Gökdelen görevini tamamlayın.Modern
17The End is NighModern Zaman: Abstergo görevini tamamlayın.Modern
18PerfectionistTüm ana görev kısıtlamalarında %100 senkronizasyon sağlayın.%100
19CompletionistTüm veri tabanı ve yan süreçleri %100 tamamlayın.%100
20MultitaskingVeri tabanı süreçlerinin %50’sini tamamlayın.%100
21An Extraordinary ManCommon Man Ansiklopedisi’ni tamamlayın.Homestead
22A Complete SetTüm isteğe bağlı karakterleri Homestead’e yerleştirin.Homestead
23House PartyHerhangi bir zanaatkarı işe alıp Homestead’e yerleştirin.Homestead
24Patent Not PendingFranklin’in icatlarından birini malikaneniz için üretin.Homestead
25Man of the PeopleBoston veya New York’taki tüm bölgeleri özgürleştirin.Yan Görev
26By Invitation OnlyHerhangi bir kulüpten (Avcılık vb.) davet alın.Yan Görev
27In Good StandingBir kulüpteki tüm meydan okumaları tamamlayın.Yan Görev
28Kidd GlovesOak Island’ın gizemini çözün.Yan Görev
29Bring Down the HouseFort Wolcott’u keşfedin.Yan Görev
30All Washed UpAquila ile tüm deniz görevlerini tamamlayın.Deniz
31Entrepreneur, not Pirate!12 özel kontrat görevini (Privateer) tamamlayın.Deniz
32TumblehomeAquila gemisini tamamen yükseltin.Deniz
33Spit RoastBir tüfekle tek seferde iki düşmanı öldürün.Aksiyon
34Circus ActTek bir top mermisiyle 15 muhafızı öldürün.Aksiyon
35Predatorİpli mızrak (Rope Dart) ile 5 düşmanı asın.Aksiyon
36Prince of ThievesBir kervanı, kimseyi öldürmeden gizlice soyun.Aksiyon
37Whit’s fur ye’ll no go by ye!5 kez insan kalkanı kullanarak ateşten korunun.Aksiyon
38Jager BombFull Notoriety seviyesindeyken 10 Jager askerini öldürün.Aksiyon
39Magna cum LaudeBir suikastçı adayınızı “Assassin” seviyesine ulaştırın.Aksiyon
40Coureur des BoisHasar görmemiş hayvan derilerini tüm dükkanlarda satın.Ekonomi
41Monopoly ManBoston, NY ve Frontier’a aynı anda kervan gönderin.Ekonomi
42Blowing in the WindBir Almanak cildinin tüm sayfalarını toplayın.Toplanabilir
43Original GamerHomestead’deki üç masa oyununu da kazanın.Oyun
44Eye WitnessBir yırtıcı hayvanın bir düşmanı öldürmesine tanıklık edin.Doğa
45Uniquely FamiliarBeklenmedik bir hediye alın (Epilog sonrası).Gizli
46Head in the CloudTüm pivotları bulun ve Animus’u senkronize edin.Animus
47A Wolf in Sheep’s ClothingKurt pelerini kullanarak 25 düşmanı gizlice öldürün.DLC 1
48FrontiersmanFrontier bölgesinde %100 senkronizasyon sağlayın.DLC 1
49West Point PaybackBenedict Arnold’u yenin.DLC 1
50Frequent FlyerKartal uçuşu ile toplam 1 km mesafe kat edin.DLC 2
51The New Tea PartyBoston’da %100 senkronizasyon sağlayın.DLC 2
52Possibility of PrecipitationBoston’da gökyüzünden 5 düşmanı indirin.DLC 2
53AftershockAyı gücüyle (Bear Might) 125 düşmanı etkisiz hale getirin.DLC 3
54If I Can Make It ThereNew York’ta %100 senkronizasyon sağlayın.DLC 3
55First in the HeartsGeorge Washington’ı mağlup edin.DLC 3
56Abstergo EntertainmentÇok oyunculu modda seviye 20’ye ulaşın.Multiplayer*
57Hunter/KillerWolfpack modunda 10. sekansı tamamlayın.Multiplayer*
58Winning TeamKazanan bir takımın parçası olun.Multiplayer*
59PersonalizedKarakterinizi ve profilinizi özelleştirin.Multiplayer*
60The Truth Will OutBir Abstergo hikaye videosunun kilidini açın.Multiplayer*
61One for AllWolfpack modunda 20 kez grup yardımı yapın.Multiplayer*
62A New Challenger AppearsEk paketteki bir karakterle maç tamamlayın.Multiplayer*
63The Whole StoryBir Abstergo hikayesini tamamen bitirin.Multiplayer*
64Master of the ShadowsBir seansta 20 kez gizli suikast yapın.Multiplayer*

*Not: 56-64 arası başarımlar sadece orijinal 2012 sürümü içindir, Remastered sürümünde bulunmazlar.

Nasıl yapacağınızı çözemediğiniz bir başarım olursa başarım adını YouTube’da aratarak çözümü öğrenebilirsiniz. Ayrıca başarımların nasıl yapılacağına dair yazılı anlatımlara da xboxachievements.com sayfasından ulaşabilirsiniz.

Müzikler

Assassin’s Creed III oyununun müzikleri 2012 yılında Lorne Balfe tarafından bestelenmiştir. Serinin önceki oyunlarındaki Jesper Kyd ağırlıklı müziklerden farklı olarak AC3’teki müzikler, Amerikan Bağımsızlık Savaşı atmosferine uygun şekilde daha orkestra temelli, dramatik ve epik bir havaya sahiptir. Özellikle yaylıların yoğun kullanımı, savaş sahnelerine ve hikâyedeki duygusal çatışmalara derinlik kazandırır.

Albümde 25 ana parça yer almaktadır. Oyunun temasına uygun olarak birçok eserde koro, askeri marş tonları ve yerli tınıları dikkat çekicidir. Ezio’s Family gibi klasik bir tema AC3’te çok fazla yer bulamadı haliyle, onun yerine Connor’ın yolculuğunu yansıtan yepyeni besteler karşımıza çıktı.

Assassin’s Creed III oyunundaki müziklerin tamamını aşağıdaki videodan dinleyebilirsiniz:

SıraParça AdıSüreTeması
1Assassin’s Creed III Main Theme3:06Oyunun ana ve en ikonik teması.
2An Uncertain Present2:10Desmond ve modern zaman atmosferi.
3Escape in Style2:15Haytham’ın operadaki ilk suikast sahnesi.
4Welcome to Boston2:32Şehre ilk adım ve kolonyal hayat.
5Freedom Fighter2:16Direniş ve özgürlük mücadelesi.
6A Really Good Ambush2:04Pusu ve orman çatışmaları.
7Banished2:03Connor’ın kabilesinden ayrılışı ve dram.
8Internecine2:40İçsel çatışma ve gerilim.
9Chase the Target2:35Parkur ve kovalama sahneleri.
10Through the Frontier3:02Vahşi doğa ve keşif teması.
11The Aquila2:18Deniz savaşları ve gemi atmosferi.
12Ratonhnhaké:ton2:15Connor’ın yerli kökenlerini temsil eden tema.
13HomeStead3:02Kasaba kurma ve huzurlu yerleşim teması.
14The Battle of Bunker Hill3:12Meydan savaşlarındaki kaos ve epiklik.
15Modern Assassin3:05Desmond’ın saha operasyonları.
16Those Who Came Before2:57Isu medeniyeti ve antik gizemler.
17Storm on the Bay3:00Fırtınalı deniz savaşları.
18Bear Left!2:03Vahşi doğadaki hayatta kalma anları.
19Eye of the Storm2:07Final öncesi sessizlik ve gerilim.
20Battle of Chesapeake3:02En büyük deniz muharebesi teması.
21Fight or Flight2:57Aksiyonun zirve yaptığı dövüş müzikleri.
22The kA:nien’kehá:ka2:10Mohawk kabilesine özel tınılar.
23Desmond’s Destiny1:38Desmond’ın fedakarlık anı.
24The Crossroads2:32Karar anları ve duygusal bitiş.
25Temple Secrets1:51Büyük Tapınak’taki keşifler.

İndirilebilir İçerikler (DLC)

Assassin’s Creed III, ana hikâyenin yanı sıra yayınlanan DLC paketleriyle de oyunculara ekstra içerikler sunan bir oyun. Önceki oyunlara nazaran, çok daha detaylı ve uzun ek paketler yayınlandı. The Tyranny of King Washington üçlemesi şeklinde yayınlanan indirilebilir içerikler ana hikâyeden bağımsız bir evrende geçiyor. Adeta alternatif bir senaryoda, “Ya George Washington güç zehirlenmesi yaşasaydı ve kendini kral ilan etseydi ne olurdu?” sorusuna oldukça çarpıcı bir cevap veriliyor.

The The Infamy (İtibarsızlık), The Betrayal (İhanet) ve The Redemption (Kefaret) adında üç ayrı bölümden oluşan bu DLC’de Connor yerine “Ratonhnhaké:ton” ismini kullanan ana karakterimiz, ABD’nin kurucu lideri George Washington’un elindeki Apple of Eden sayesinde tiran bir kral haline geldiği bir alternatif zaman çizgisinde, kendi halkını ve özgürlüğü kurtarmak için savaşıyor. George Washington’ın elindeki Apple of Eden (Cennet Elması), sadece bir krallık asası değil; halkın zihnini kontrol eden ve Washington’ı bile kendi karanlığına hapseden bir “kitle imha silahı” olarak tasvir ediliyor. Bu tasvir, serinin “güç yozlaştırır” temasının en uç örneğini teşkil ediyor.

Bu evrende, Connor hiçbir zaman suikastçı olmamış; bunun yerine annesi Kaniehtí:io hayatta kalmış, ancak köyü King Washington tarafından yok edilince işler karışmış durumda. DLC boyunca Ratonhnhaké:ton’un kurt, kartal ve ayı gibi hayvanlarla iletişim kurmasına imkân tanıyan yeni doğaüstü güçler kazanıyoruz. Kurt peleriniyle görünmez olma, kartal gözüyle ileriye ışınlanma ve ayı gücüyle düşmanlara büyük hasar verme gibi özellikler eklenmiş. Ana oyundaki sistemin dışına çıkarak, oldukça farklı bir deneyim sunuyor.

The Tyranny of King Washington paketinin haricinde yayınlanan Hidden Secrets Pack içeriğinde ise ana hikâyeye üç yeni görev (Lost Mayan Ruins, Ghost of War ve Dangerous Secret) eklenmiş. Bu görevleri tamamladığınızda özel silahlar ve kıyafetler kazanabiliyorsunuz. Ayrıca Captain of the Aquila ve Colonial Assassin kostümleriyle birlikte bir-iki çok oyunculu karakter de geliyor.

Bu noktada, Hidden Secrets paketi içerisinde yer alan ve tarihin en ünlü hainlerinden biri kabul edilen Benedict Arnold’un West Point Kalesi’ni İngilizlere teslim etme girişimini konu alan 4 özel görev, tarih meraklıları için oldukça tatmin edici bir içerik sunuyor.

Çok oyunculu modu sevenler için yayınlanan The Battle Hardened Pack paketinde ise üç yeni karakter (Governor, Highlander ve Coyote Man) ve üç yeni harita (Charlestown, Fort St-Mathieu ve Saint Pierre) bulunuyor.

Assassin’s Creed 3’ü Çok Oyunculu Oynamak

Assassin’s Creed III, seride çok oyunculu deneyimi devam ettiren üçüncü oyun olarak Brotherhood ve Revelations’ın ardından geliyor. Bu sefer çok oyunculu kısmı “Abstergo Industries” adıyla daha derin bir arka planla sunuluyor. Oyuncular aslında Animus aracılığıyla Tapınakçı eğitimi gören karakterler olarak, farklı senaryolarda birbirlerini avlıyorlar.

Oyuncular tıpkı önceki oyunlarda olduğu gibi farklı haritalarda birbirlerini gizlice takip edip etkisiz hâle getirmeye çalışıyorlar. Ancak AC3’te sistem biraz daha rafine hâle getirilmiş. Görevler sırasında oyuncuya verilen hedefler artık daha akıllı çalışıyor; örneğin hedefini kaybedersen yeni hedef bulman daha çabuk oluyor ve daha stabil bir akış sağlanıyor.

Çok oyunculu modları arasında klasik suikast, takım bazlı modlar ve “Wolfpack” isimli bir co-op (işbirliği) modu bulunuyor. Bu Wolfpack modunda 2 ila 4 oyuncu bir araya gelerek zamana karşı yarış içinde yapay zekâya karşı suikast görevleri tamamlamaya çalışıyorlar. Bu mod, tek başına takılmak istemeyen ama klasik PvP gerginliğinden kaçınan oyuncular için oldukça eğlenceli bir alternatif sunuyor.

Haritalar da oldukça çeşitli. Boston, New York ve sınır bölgeleri gibi dönemin Amerika’sına ait mekanlar, çok oyunculu ortamında da karşımıza çıkıyor. Gizlenme ve kalabalığa karışma mekanikleri, özellikle kalabalık şehir ortamlarında yine en temel hayatta kalma yöntemlerinden biri.

Oyuncular çeşitli karakterler arasında seçim yapabiliyor; örneğin “The Carpenter”, “The Lady Maverick”, “The Commander” gibi Tapınakçı eğitiminden geçmiş farklı profiller mevcut. Her karakterin farklı öldürme animasyonları ve yetenekleri bulunuyor. Seviye atladıkça bu karakterler üzerinde kozmetik özelleştirmeler yapılabiliyor, yeni yetenekler açılıyor.

Genel olarak AC3’ün çok oyunculu kısmı, önceki oyunların sunduğu yapının üstüne inşa edilmiş ve bir tık daha oturaklı bir hâle getirilmiş durumda. Animus’un içinde geçen bu çok oyunculu deneyim, Tapınakçıların perspektifinden suikastçılığın nasıl çalıştığını anlamak isteyenler için ilginç bir bakış açısı sunuyor.

Şahsi Değerlendirmem

Assassin’s Creed III için, ilk defa özellikleri fena sayılmayacak bir bilgisayarda oynadığım AC oyunu diyebilirim. Ancak Ezio gibi karizmatik ve mizahi bir karakterden sonra Connor biraz “soğuk” geldi doğrusu. Ama oyunda ilerledikçe Connor’un soğuk ve duygusuz görünen tavrının, aslında kaybettiği toplumu ve içine girdiği yabancı dünya arasındaki iletişimsizliği yansıtan bir travmanın sonucu olduğu anlaşılıyor.

Bunun yanı sıra Haytham Kenway’in oyunun başında oynadığımız karakter olması ve Tapınakçı çıkması beni çok etkilemişti. Ubisoft burada çok cesur bir hamle yapmış, ilk defa oyuncuya “düşmanı” oynatıyor ve ufak bir şok yaşatıyor.

Hikâyede Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın işlenişi gayet güzel. Tarihî figürlerle etkileşim kurmak, gerçek olaylara dahil olmak bence yine Assassin’s Creed’in en güçlü yanlarından birisi. Zaten bu seriyi çok sevmemin sebebi tüm oyunlarının tarihsel temellere dayanıyor olması. Ancak bazı bölümlerin temposu biraz düşük. Özellikle çocukluk kısmı (Haytham’tan Connor’a geçiş süreci) biraz bayabiliyor. Hatta bu sebeple oyunu ilk oynadığım dönemde çok ilerleyemeden sıkılıp bırakmıştım. Ancak yıllar sonra tekrar oynayıp biraz sabredince oyun kendini baya açtı, doyasıya oynadım.

Deniz savaşları bence oyunun en güzel yönlendirden birisi. Assassin’s Creed IV: Black Flag’in öncüsü olan bu mekanikler ilk kez burada denenmişti ve gayet tatmin ediciydi. Geminin dümeni, top atışları, fırtına sahneleri… Hepsi çok etkileyiciydi.

Oyun grafiksel açıdan dönemine göre oldukça başarılı. Özellikle kış haritaları, kar efektleri, su yansımaları derken görsel olarak tatmin ediciydi. En son Xbox Series X’te oynadığım Remastered versiyonunda bu kalite daha da oturmuş. HDR ve yüksek çözünürlük sayesinde çevre detayları çok net hissediliyordu.

Yan görevlerin bazıları tekrar hissi uyandırsa da, Homestead görevleri gayet güzel. Connor’ın çevresine yardım edip küçük bir kasaba gibi bir yer kurmak iyi bir detaydı. O insanların hikâyeleriyle de bağ kurmak mümkün. Ancak burada şöyle bir durum var, Homestead olayını anlamam yıllar sürdü. “Burası bunun için varmış.” demek ve Homestead’e ilişkin detayları çözmek için oyunu 3 defa falan bitirmem gerekiyormuş. Nihayetinde anladım ki Homestead aslında bir “toplum inşa etme” simülasyonuymuş. Connor, dış dünyadaki yıkımın aksine, kendi kapısının önünde farklı din ve ırktan insanların huzurla yaşadığı bir toplumu kurarak aslında suikastçıların hayal ettiği dünyayı somutlaştırıyor.

Genel olarak; hikâyesi, atmosferi, yenilikleri ve cesur anlatımıyla AC III sevdiğim ve tekrar tekrar oynadığım bir oyun oldu. Belki Ezio kadar sempatik bir karakter yok ama Connor da kendince sağlam bir figür. Zaten Haytham-Connor çatışması bile yeterince etkileyici. Bir de Desmond’a veda detayı var tabii, bu oyunla birlikte Desmond da artık AC serisinden yok olup gitti…

En önemli detayı ise sona sakladım: ATLAR GERİ DÖNDÜ. Bir önceki oyunda ne yazık ki hiç at sürememiştik. AC3 ile birlikte çok şükür at sürmeye devam ediyoruz. Hem şehir içlerinde hem de kırsal bölgelerde at sırtında seyahat etmek mümkün. Üstelik atmosfer de atla gezinti için çok uygun. The Frontier’ın o uçsuz bucaksız karlı yollarında, rüzgarı yüzünde hissederken at koşturmak, oyunun sunduğu özgürlüğü tamamlayan en kritik parça kanaatimce. At mekaniği bu oyunla birlikte sadece bir ulaşım aracı değil, atmosferin ayrılmaz bir parçası olarak iyi ki geri dönmüş.

At olmayınca olmuyor gerçekten de…


ASSASSIN’S CREED III KÜNYE

ASSASSIN’S CREED III

Platformlar: PC, PlayStation 3-4, Wii U, Xbox 360, Xbox One, Nintendo Switch, Google Stadia

Yapımcı/Yayıncı: Ubisoft Montreal / Ubisoft

Oyun Motoru: AnvilNext (Önceki adı Scimitar)

Çıkış Tarihi: 30 Ekim 2012

Web Sitesi: ubisoft.com

Yazar Hakkında

Muhammed Tutar

bilgisayar mühendisi, bilgi güvenliği uzmanı. önce okur, sonra yazar.

Tüm yazıları göster